buraya ne yazacağımı yapay zeka ile tartıştım. bana bir çerçeve çizdiği için boğuluyormuş gibi hissettim, özgürlüğümü elimden çekti attı sanki.
uzun yıllardır hayalim olan bu siteyi kurdum, isteğime ulaştım ve bir anda tüm o arzu yok oldu gitti. onun hayaliyle yaşamak beni mutlu ediyormuş, ona ulaşmak değil.
para kazanmak için otomotiv sektörü üzerine bir site kurmuştum bir ay önce. müşteri bana google arama üzerine verdiğim reklamlar ile ulaşıyor. bu işi babamla birlikte yapıyorum.
bu iş benim için 80/20 kuralı örneği. zamanımın sadece altmış dakikasını harcayarak günde iyi bir ücret kazanabiliyorum. bugün de gün boyu toplam üç farklı müşteriye hizmet verdik.
bacağım zaman geçtikçe daha da iyi oluyor, artık sabahları uyandığımda ve ayağa kalktığımda acı hissetmiyorum. iş sonrası pansuman yaptırmak için hastaneye gittim ve pansuman yaptırdım. altı gün sonra dikişlerim alınıp pansumana da son verilecek.
zamanımın büyük çoğunluğu işim için başka bir site açmakla geçirdim bugün, onu da o kadar uzun uğraşa zar zor bitirebildim. müşterilerin aramasıyla çalıştığım iş yarım kalıyor ve tekrar baştan başlamam gerekiyor. yalnız iyiki biraz para verip hosting almışım, eğer almasaydım bugün o siteyi kurmaya bu kadar uğraşmazdım, lanet olsun diyerek vazgeçerdim.
öğleden sonra ailecek kahve içelim dedik. comandante c40 öğütücüm ve soy cezvelerimle kahve yapmaya ben atıldım. önce kahveleri hassas terazi ile tarttım, ilk tartım tek cezvede iki kişilik olacağı için 14,2 gr yaptım ve öğüttüm. soy cezvenin üç kişilik olan modeline ekledim kahveyi, kalan 7 gr’ı da tartıp öğüttüm ve soy cezvenin tek kişilik olan modeline koydum. soğuk suyu ekleyip yaklaşık 20 saniye bekledim ve cezveleri renkrow ocağına aldım. biraz ısındıktan sonra topaklanma olmasın diye kahveleri tahta bir kaşıkla karıştırdım. kahveler oldu, hemen fincanlara aldım ama kahvelerden birine köpüğü bölüştürmeyi unuttum, mecbur o kahveyi ben aldım. kahvelerimizi içerken ailecek sosyal medyada vakit geçirdik.
tam şimdi müşteri aradı ve tüm uykumu dağıttı, verdiğim fiyat pahalı geldi kendisine ve teşekkür edip kapattı telefonu. eğer arayan her 10 müşteriden 5’i gel diyorsa fiyat pahalı değil demektir, benim verdiğim fiyatta bu yönden pahalı değil. gece otomotiv sektöründe çalışacak birini bulmak çok zordur ve ben rekabetin az olduğu bu sektörde çöldeki su gibiyim.
belki içerikler çok uzun belki de çok gereksiz gelecek ileride bana. hiçbir içeriği silmeyeceğim, aynen kalacaklar burada. henüz kurduğum bu sitenin içerisine ne yükleyeceğime tam karar verebilmiş değilim. günce ismine uygun olsun diye, daha doğrusu içerikler uygun olsun diye günce ismini seçtim. amacım uzun zamandır yazdığım günlüğü boşladığım için ona internette yer açmaktı. böylece her gün bir içerik girebilecektim. yapay zekayla tartıştığım nokta da burası oldu. o bana, içerik girerken uzun değil, çok kısa, özlü söz benzeri yazılar yaz dedi. kendimi o şekilde yazılar yazarken hayal dahi edemiyorum, ben o değilim. ben, kısa bir yazı yazabilecek kadar zamanı olan biri değilim.
swift yazılım diline merak salmıştım bundan 365 gün önce. merakımı o tarihte bırakmıştım ama içimde hep o kod yazma isteği devam etti. en son yine ücretsiz olan swiftui 100 days kursuna başladım. 3. gün bitmişti 4. güne geçecektim. eğitimi veren kişi her gün öğrendiklerimi sosyal medyada paylaşmamızı söylüyor. 3. günü bitirdiğimde en altta paylaşmam için bir uyarı vardı, o uyarının bu siteyi açmama yardımı çok oldu. anlık gazı güzel verdi. yaptığım bir şeyi paylaşmayı, özellikle sosyal medya da paylaşım yapmayı sevmem. kendimle uzun uzun, sıkılmadan vakit geçirebilirim. tek çocuk olmanın katkısı diyebiliriz belki. sonraki yazıda görüşmek üzere.
