gunce.co

en önemli yazılarım

belki de hayatım daha da iyi oldu ya. çokk mutluyum çünkü babam bana bağırmadan konuşabildik. annemle de konuştum ve biraz üstüne gittim sanki. sürekli babamı kötüledim çünkü babam bana küçükken hep bağırıyordu ve şimdide pek farkı yoktu. annem çok stres oldu ve tansiyonu 17 ye fırladı.gerçekten onun öyle titreyen halini görmek beni yıktı geçti sanki. çok üzüldüm. ben ölümden çok korkuyorum. annemi, babamı kaybetmeyi düşünemiyorum bile. hayat bir şaka olmalı diyorum, bu kadar değersiz bir yaşam için dünyaya gelmiş olamayız diyorum.

anneme sonsuz bir sevgi ile, kaybetme korkusu ile sarılıyorum hep. onu öpüyorum onu çok seviyorum. onu kaybetmekten çok korkuyorum. hayatın değeri kalmıyor onun olmadığı bir günü bile düşününce. içime bir yumruk oturuyor sanki. kolay değil tabii ki küçükken annenin hapse girmesi, onu kaybetme korkusu yaşamak. ben de allah, din inancı da yok. hayat absürd bir yaşam. keyifli olduğu anlar 1 se keyifsiz olduğu anlar 8-9. kötülük zaten iyilikten fazla. bu hayata neden geldik ki? acı çekmeye mi geldik? hep öyle hissediyorum.

gece olunca kafamı kaldırıp yıldızlara bakmaya korkuyorum. ölüm beni hep sarsıyor, ölüm korkusu beni hep yere japon yapıştırıcısı ve kül ile karışmış karışım ile yapıştırıyor sanki. maçın 90 dakika olduğunu biliyorum ve keyif almaya bakmak gerektiğini de biliyorum. ama ben yine de annemin maçının penaltılara kadar gitmesini istiyorum. ne yapacağımı bilmiyorum. yaşamın ne kadar saçma bir şey olduğunu, küçücük bir tartışmanın bile değersizliğini düşünüp duruyorum.

benden önce 100 milyar insan yaşayıp ölmüş, sayı olarak düşünmek ne kadar kolay, bundan 150 yıl sonra o sayının içerisinde küçücük 1 sayısı olarak ben de ekleneceğim. annem de eklenecek, babamda eklenecek. bu kadar değersiz, absürd ve anlamsız bir yaşam olacak işte. 4 milyar yıl sonra da o değersizliğin içerisine dünya da katılmış olacak. dünya da yok olacak. burada yaşadığımız ne varsa hepsi gelip geçecek. artık annem, babam ve ben atom olarak bile var olmayacağız. biz neden varız ki? bizim suçumuz ne? biz neden buradayız?

ben kendimi kabul ettim yazmıştım. ben kendimi kabul edememişim çünkü henüz ölüm gerçeğiyle yüzleşemedim bile. ben ölümden acınası şekilde korkuyorum. ben annemi ve babamı kaybetmekten korkuyorum. ben hiçbir şeye anlam yükleyemiyorum. bunları düşünmemek için psikoloğa gitmiştim, attığımı düşünsem de atamamışım içimden. gelip ara ara vuruyor bana.

ama yine de biz ne yapabilirize odaklanmak gerekmez mi? tamam hayat böyle belki ama elden bir şey gelmiyor. o zaman elden geleni yapmak gerekiyor çünkü diğerleri değişmiyor. çok mutluyum yazarak başladığım yazım bana ne kadar da karamsar geldi şu an. çünkü o kadar çok rahatsız oluyorum ki ölümden ve annemi kaybetme korkusundan.

hayatım tam daha iyi gidiyor derken illa bir şey gelip vuruyor hayatıma